Yazının başlığını bulmaya buldum da, başlığa uygun yazıyı nasıl yazacağım onu düşünüyorum. Gurbet’ten bir bayram yazısı yazmak için sabah erken kalkıp camiye gitmek, kurban kesmek hani benim çocukluğumda gördüklerimi bire bir yaşamak gerekir. Hal böyle olunca yaşadıklarımı ama İsviçre’de yapamadıklarımı yazacağım. Mutlaka yazımın başlığından çeşitli anlamlar çıkaranlar bir şeyler ima ettiğimi düşünenler olacak. Sizlerden kesinlikle Continue Reading
Duyduğum ve okuduğum bir yazı üzerine şöyle bir derin düşündüm. Elbette bütün profesörleri aynı sepete dolduramam. Genelinde ilahiyat profesörleri ikiye ayrılır, gerçeği arayanlar aramayanlar. Gerçeği arayanlar şüphecidir bu işe deney ve gözlemlerle ulaşacaklarına inanırlar. Birde gerçeğe metafizik yöntemlerle, oturdukları cami diplerinde, gezindikleri okul bahçesinde, kutsal ve karanlık alanlarda arayanlar vardır. Haberi okuyalım; AK Partili Continue Reading
Aslında ben çok Davos yazısı yazdım ve usandım. Olay Davos’ta geçmesine rağmen sadece olayın geçtiği gün İsviçre basınında yazıldı, konuşuldu ve unutuldu. Aradan on gün geçmesine rağmen zafer sarhoşluğunun Türkiye basınında, Meclis kürsüsünde halen bütün hızıyla sürmesi bana bir kere daha Davos’u yazdırıyor. Çünkü büyük işleri başaramayanlar küçük işlerle uğraşıyorlar. Tam sekiz kere one Minute Continue Reading
T. Lowell ”Düşüncelerini değiştirmeyenler yalnızca deliler ve ölülerdir.” diyor. Hele bu politikacı olunca konu daha hassas. İsviçre’de olduğum sürece çok sayıda Bakan, Cumhurbaşkanı veda konuşması dinledim. Bunlar hani bir sporcunun en başarılı olduğu yıllarda jubile yapması gibi. Hepside en sevildikleri, başarılı oldukları zamanda kendi istekleri ile gittiler. Veda konuşmalarında kimi ailesine, kimisi hobilerine zaman ayırmak Continue Reading
Madem başladınız, hiç kimse elini yıkayıp bir kenara çekilmesin. Bu canavarları biz yarattık. Hitler, Mussolini, Doktor Frankeştayn, darbeci general de biziz. Bir kızılderili ata sözü, ’’Bu dünya bize babamızdan miras kalmadı, gelecek nesillerden ödünç aldık.’’ Yak, yık, yok et üstünü ört, unuttur ve sonsuza kadar inkar et. Bu mikrop bize atalarımızdan bulaşmadı, çocuklarımızdan borç Continue Reading
Çocuğumuz yalan söylerken onu ahlaksızlıkla suçlarken, politikacının yalanını kanıksıyoruz. Politikacının yalanını küçümsüyoruz Kurnaz tüccar zihniyeti ile Baykal’ın çarşaflılara, Erdoğan’ında çarşafsızlara rozet takma yarışı bana çok eskilerin bir reklamını anımsattı. “Yoktur aslında birbirimizden fakımız ama biz osmanlı bankasıyız“ İnsan zihninin bir kaos barındırdığını çok felsefe kitaplarında okumuştum. Korku, öfke, cinsellik, hırs, kin, liderlik, ilgi ihtiyacı, intikam, Continue Reading
Dersim Dört Dağ İçinde Gülüm Bardağ İçinde Hak Dersimi Saklasın Bir Gülüm Var İçinde Dersim üzerine yazılmış o kadar çok şiir, ağıt, türkü var ki her biri yaşanan acıları anlatır. Ben çocukluğumda bu türküyü keyifle dinler ama içeriğine hiç kafa yormazdım. Çünkü Dersim üzerine kafa yoracak hiçbir şey bize okullarda öğretilmemişti. Hani diyor ya türkü Continue Reading
Tahmin ediyorum olmamıştır. Benim de olmadı. Bugün siyasetten, stresten uzak bir yazı olsun istedim. Öykü Thomas Cook tarafından kaleme alınmış. Beraber okuyalım sonunda kısa bir yorum yaparız. Okyanusun ortasında bir yerde Thomas Cook, bir araştırma gezisi sırasında Atlas Okyanusu’nun ıssız bir yerinde milyonlarca kuşun havada çığlıklarla daireler çizerek uçtuğunu görür. Kulakları sağır edecek kadar yüksek Continue Reading
“Testide ne varsa, dışına o sızar” Mevlana Internet’ de gazetelere göz atarken, Barış Türkiye’den çıkamadı başlığını okudum. Farkında olmadan kendi kendime mırıldandım. Barış Türkiye’ye hiç girmedi ki çıksın, çıksa da şaşardım. 8 Mart’ta Milano kentinden yola çıkan İtalyan sanatçı “Dünya barışına sanatsal bir etkinlikle katılmak” isterken tecavüz edilerek öldürüldü. Bu tür öldürme, asma, kesme, işkence, Continue Reading
Ben beni bildim bileli ülkemizde devlet ve vatanın sahiplerinin (asker-sivil bürokrasi-burjuva siyasetçiler) dillerinden düşmeyen iki sözcük özgürlük ve demokrasidir. Türkiye’de özgürlük ve demokrasinin anlamı devlet ve vatanın sahiplerinin kendileri için istedikleridir. Onlar için özgürlük halkını milyonların önünde dövmek onlar için demokrasi kendi dışında olanların hak ve hukuklarını inkâr ve imha etmektir. Bu kural dün böyleydi Continue Reading