Çoğunluğu renk körlüğü olmak üzere ansiklopedik bilgilere göre yedi, sekiz tür körlük çeşidi vardır. Burada ele alacağımız körlük mecazi anlamda, yaşadığı dünyayı, bilimsel gerçekleri görmeme bilmeme üzerine. Peki nasıl oluyor da insanlar yaşadıkları bu hayata kör bakıyor veya kör kalmak zorunda bırakılıyorlar? Çünkü bu körlük beraberinde insanların köleliğini, köle gibi yaşama koşullarını getiriyor. Kendi kendime Continue Reading
Bu yazıyı yazarken içimden şöyle bir ah çekmek geldi. 21. yüzyılda insanoğlu çok buluşlara imza attı, uzaya gitti, genleri çözdü, balıklar gibi yüzdü, kuşlar gibi uçtu da çok basit bir sanatı, kardeşçe yaşamayı unuttu diyorum. Spor programından tutun da pop yıldız türkücülerine kadar asker cenazeleri üzerinden duygu sömürüsü yaparken, ama önce reklamlar diyen sermayenin çok Continue Reading
CHP’yi şimdi daha iyi anlıyorum. Tıpkı, beğenmediği bir yasayı protesto ettiği için hapse giren Waldo Emerson’un, “niye hapistesin” diye soran arkadaşına, “sen niye değilsin” diye sorması gibi. Benzerini CHP’ye soralım: Siz darbecilere neden karşı değilsiniz? Güce tapmak için mutlaka gücü tanımak gerekiyor. Anımsar mısınız, bugün Irak’ta çocukların üzerine bomba yağdıran ABD’nin eski başkanı Clinton Türkiye’ye Continue Reading
Bilmelisin ki, duvarda asılı diplomalar insani insan yapmaya yetmez. (Can Yücel) Televizyon ’da alışılmışın dışında (eğlence, dizi, pop yıldız, spor) bilmiş insanların tartışması vardı. Her konuşmacı sırasında TV alt yazı geçip isim ve unvanlarını yazıyordu. Durum böyle olunca bir şeyler öğrenme heyecanı ile geç vakitlere kadar tartışmayı dinledim. Konu türban, katılımcılar Üniversite hocaları idi. Continue Reading
18 Eylül Almanya seçimleri yaklaşırken, partiler, demeçler, senaryolar birbirini kovalıyor mangal da kül bırakılmıyor. Tabii her ülkenin kendine göre seçim çalışmaları, taktikleri, seçmeni kandırma metotları vardır. Bizde genellikle şiir okumalar moda iken, Almanya’da’ da enine boyuna çamlar devriliyor, bu seferde akıllı aptal seçmen ayrımına kadar gidiliyor. Ben burada seçimin Almanya’da yaşayan Türkleri’ ilgilendiren yönüne geçmeden Continue Reading
Ne zaman bir demokrasi sorusuyla karşılaşsam, ilk aklıma gelen kimin için sorusu olmuştur. Bugün unutturulmaya çalışılan bu soru, demokrasinin sınıf içeriğinin kavranması açısından önemlidir Kavram ya da sözcükler lastik gibidir. Zaman ve zemine göre şekil alır, çekildiği tarafa doğru uzarlar. Bazıları da politikacıların ağzında sakız gibi çiğnenerek gerçek değerlerinden uzaklaştırılırlar. Dikkat edersek egemenler, siyasiler, sermaye Continue Reading
Bir problem ancak ve ancak çözülünce problem olmaktan çıkar. 1500 yıl öncesinin inanç ve kuralları ile bugünü anlayamaz, bugünün sorunlarını çözemezsiniz. Çözüyormuş gibi yapar, yalan söylemek zorunda kalırsınız. Hep düşünürüm. İnsanlar maskeli olur mu, çifte kişilik taşır mı? İçerde başka dışarda başka demeç verir mi? Aynı gazete, aynı TV kanalları Avrupa yayınlarında hak hukuk, emek Continue Reading
Geçmişini bilmeyenlerin geleceği olmaz. Geçmişten ders almayanlar gelecekte de aynı hataları yaparlar. Adedtendir sanırım, insanlar yıl sonunda kendileri ile şöyle bir hesaplaşıyor, gelecek yılın hayallerini kuruyor. En azından piyango bileti aldıysa bana çıksın istiyor. Yani diyorum ki 2007 yılı geride kalırken şöyle bir muhasebe yapalım, dönüp arkamıza bakalım. Ama bakalım derken de kereste tüccarının ağaca Continue Reading
İsviçre Devlet İstatistik Enstitüsü‘nün yeni bir açıklaması gazete sayfalarına düşünce akıllar karıştı. Eskiden kulaklara hoş gelen çan seslerine artık kulaklar tıkanıyor mu sorusu aklımıza geldi. İlgili yazı 19 Haziran 2012 tarihli 20minuten gazetesinde şu başlıkla yer aldı. ‘’Kiliselerin amansız boşalışı’’… Haber şöyle devam ediyor: “Her beş kişiden biri dinsiz. Bu rakam on yıl öncesi istatistiğin Continue Reading
Hep beraber bir düşünce denizine girelim ama batmadan çıkmaya çalışalım. İsviçre’li minareden ne ister, müslümanlar neden gittikleri yerlere minarelerini götürür. İsviçre 29 Kasım tarihinde referanduma gidiyor ve halkına soruyor minarelere evet mi hayır mı? Önce bu noktaya nasıl gelindi, bu konuda tarafların iddialarına bakalım. Bildiğiniz gibi İsviçre yönetim şekli Federal Cumhuriyet, bir yerde yarı Continue Reading