Konu eğitim olunca sanki kendi kendime içimde bir zorunluluk, borçluluk hissi ile klavyenin başına geçip tuşlara vurmaya başladım. Yazdığıma göre derginize ilgim halen devam ediyor. İlkokula başladığım ilk gün gözümün önünden film şeridi gibi geçti. Benden büyük abim okula gittiğinden biraz birikimim vardı. Hazır ol, hizaya geç, Türküm doğruyum, çalışkanım vs. Öğretmenin boy sırasına geç Continue Reading
” Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser K. Marx ” Mutlaka para ve kapitalizm hakkında bugüne kadar sayısız yazılar yorumlar okumuşunuz. Zaten K. Marx’ın üç cilt kitapda bitiremediği bir konuyu benim bir yazıda bitirmem olanaksız. Kapitalizm sadece gölgesinde oturacak adam bulamadığı ormanları golf sahası yapıp halkı yağmur duasına göndermiyor. Emeğini sömüremediği insanları da önce şükretmeye, sonrada Continue Reading
Günümüz dünyasında insanlar arasındaki iletişim ve anlaşmanın tek nesnel yolu hep akıl olmuştur. Akıl nedir, nasıl çalışır konuları bilim adamlarını devamlı uğraştırmış, hakkında sayısız kitaplar yazılmış. Neticede akıl, insanın hem hazinesi hem de cezası olmuştur. Altı yaşında kendi kendine okumayı öğrenen dokuzlu yaşlarda hikayeler yazmaya başlayan objektivist filozof AYN RAND, akıl hakkında görüşlerini şöyle dile getirir. Continue Reading
Dünya’nın bu derece sorumsuz gidişi, İsviçre’nin burjuva gazetelerini bile korkutmuş olmalı. ”Açlık devrim yaptıracak. Dünya Afrikalı çocukların ölümünü seyrediyor” başlıklı yazı beni şaşırttı. Türkiye’de son günlerde olanları düşündüm. Bu işsizlik, açlık yoksulluk, yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık Türk halkına ne yaptırabilir diye düşündüm. Acaba biz, bir ülkenin göz göre göre nasıl bir yozlaşma batağına gömülüşünü mü Continue Reading
Bıyıklı politikacıların yaygın olmadığı bir ülkede bıyıksızları da geride bırakarak, siyaset yapmak için cinsiyet farkı değil kafa gereklidir dedi ve Zürih başkanlık koltuğuna oturdu. Batıyı model olarak almaya can atanlar acaba Zürih Belediye Başkanlığına Sosyal Demokrat partiden lezbiyen Corine Mauch seçildiğini duysalar ne düşünürler? Evet, kıran kırana seçimler sadece Türkiye’de olmadı. 29 Mart Zürih halkı Continue Reading
Genelinde ülkeler tarihlerinde toplumsal geçmişleri ile ilgili onur duyacak kazanımlarını abideleştirip korurlar. Hatta turizme açarak tanıtımını da yaparlar. Hangi ülkeye gitseniz hepsinin de kendine göre öğünecek abideleri vardır. Yine her ülkenin tarihinde keşke bunları yapmasaydık diyeceği, üzüldüğü utandığı olayları da vardır. Kimi ülkeler utanacakları olayların üzerini örterken, kimileri de gelecek nesillerine örnek olsun, bir daha Continue Reading
‘’Eğer bir ulusun yaşamı tehlikeye girmediyse savaş bir cinayettir. M.Kemal Atatürk’’ Yıllar önce İsviçre yolculuğuna çıkarken yaptığım ilk iş, gittiğim ülke hakkında bilgi toplamak tarihine şöyle bir göz atmak olmuştu. Dağları, gölleri, bankaları, saati, çikolatası vs. Hepsi çok hoştu da benim en fazla dikkatimi çeken bir asır hiçbir savaşa girmemiş olmasıydı. Yani dünyanın 50 milyondan Continue Reading
Günlerdir gazete sütunları, TV ekranlarında kıran kırana Can Dündar’ın yapmış olduğu belgesel film Mustafa tartışılıyor. Ben henüz filmi görmedim okuduklarım ve dinlediklerim kadarıyla az sayıda insan filme olumlu bakarken çoğunluk ciddi şekilde eleştiriyor. Hatta internet sitelerinde uçuşan yorumlara bakacak olursak, Can Dündar ağıza alınmayacak hakaretlere hedef oluyor. Bu belgesel yapılırken, adı üstünde belgelere dayanılarak yapılıyor. Continue Reading
Üretim araçlarını elinde bulunduran sınıfın, aynı zamanda zihinsel üretim araçlarını nasıl kontrol ettiğini canlı canlı izledim. Emeği ile geçinen mülksüzler kendilerine özgü bir düşünce üretemedikleri dönemlerde egemen sınıfın ürettiği düşünceleri eğreti akıl gibi taşırlar. Bugün insanlar sömürünün farkında olmayıp bir de sömürenle bütünleşiyorsa orada akıl, ‘’din, dil, ırk, vatan, millet’’ gibi ayrımcı kavramların esaretine girmiştir. Continue Reading
Ben bu başlığı atarken kendi kendime gülmeye başladım. Ama eşim görmedi kesinlikle bir şeyler yakıştırırdı. Aslında Türkiye’den tatilden dönen bir arkadaşımın sözleri aklıma geldi. Sizin dilinizde ne kadar çok (ü) var dedi. Bende nereden anladın deyince, gördüğüm bütün tabelaların başlığı neyse sonu hep müdürlüğü diye bitiyor. Neyse konumuz bu değil ama en azından (ü) ler Continue Reading