Anlamak Aşmaktır

Bilim İtaatsiz Olana İhtiyaç Duyar

Home » Neden sigara içiliyor?

Neden sigara içiliyor?

Sigaranın zararlarını yazmak, anlatmak, konuşmakla kalmıyor, paketin üstünde “öldürür” yazıyor, ama insanlar yine içiyor. O halde yanlış nerede?

Neden sigara içiliyor?

Avrupa Birliği’nin 2015 yılında Mart ayında aldığı kararla 2016 yılından itibaren sigara paketleri, üzerinde sigaranın çeşitli hastalıklara yol açtığını gösteren fotoğraflarla piyasaya çıkacak. Uygulama AB’ye üye 28 ülkede 20 Mayıs 2016 tarihinde başlayacak. Türkiye’de de benzer uygulama var. Ancak sigara kullanımı hala yaygın!

Her altı saniyede bir insan, senede 6 milyon insan sigaradan ölüyor. Bu sayının 2030 yılında 8 milyona çıkacağını söyleyen Dünya Sağlık Örgütü (WHO) köklü ve yüksek tütün vergisi talep ediyor. Kanser, kalp, Şeker ve Akciğer hastalıklarının ana riziko faktörü olduğunu söyleyen WHO, sigara yüzünden 16 milyon insanın 70 yaş altında öldüğünü belirtmektedir.

Amerika Sağlık Bakanlığına bağlı Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) açıklaması; nikotin sigaranın en tehlikeli kısmıdır, bağımlılık yapar eroine eş değerdir.

İlk defe 12 Ağustos 2013 tarihinde Almanya Düsseldorf mahkemesi, Friedhelm Adolfs isimli 75 yaşındaki kiracının 40 yıldır oturduğu evden sigara içmesi yüzünden çıkarılmasına karar verdi. Sebep sigara dumanının komşuları rahatsız etmesi, apartmanın kokması idi. Mahkeme kararı Avrupa’nın çok ülkesinde konuşulduğu gibi İsviçre de işverenin bir işçiyi sigara içmesi yüzünden iş akdinin feshedilmesine kadar tartışıldı. İşverenin savunması “Üstünde öldürür yazısını okuyarak hala sigara içen bir şahıs benim iş yerimde üretim artıramaz. Böyle bir beyne benim ihtiyacım yok.’’

Görüldüğü gibi artık sigara içenler horlanıyor, ikinci sınıf muamelesi görüyor, Avrupa’da AVM, hava alanlarında özel camekânlı odalarda sigara içerlerken insanların gülüşmelerine neden oluyorlar. Otobüs, tramvay duraklarında, park, orman gibi yerlerde diğer insanların yanına oturamıyor, uzak durmak zorunda kalıyorlar.

Peki, bu kadar tecrite rağmen bu sigara neden içiliyor? Yıllarını bağımlılık üzerine çalışmalara adayan ünlü İngiliz araştırmacı Robert West sigara bağımlılığını beş temel noktada ele alır.

ALIŞKANLIK

a) Alışkanlık, Annika her sabah ev ile okul arasında yürürken otomatik olarak paketini açıyor sigarasını içiyor. Her ders arası molada, her yemek sonrası aynı hareketi yaparak sigarasını yakıyor. Nikotin ciğerlerden kısa zamanda beyne geçerek oradaki nikotinik asetil kolin reseptörlerine bağlanır ve nöronların diğer ucundaki nükleus akkumbensden (NAcc) dopamin salınımına ve bu sigara içimine bağlı ödül duygularına neden olur. NAcc’den dopamin salınımının insan davranışı üzerinde derin bir etkisi vardır, kişiye dopamin salınımına yol açan nedeni fark etmesi ve tekrar etmesini söyleyen bir sinyal gönderir. Bu sinyal yeni bir sigara yakılmasının habercisidir. Bu sinyallerin tekrarı bilinçaltında farkında olmadan tekrarlanan bir reaksiyon oluşturur.

KEYİF ALMAK

b) Sigaradan keyif almak, Annika sigarayı içerken çok keyif aldığını söyler ve bırakmayı hiç düşünmez. Çünkü bütün içenler biliyor ki nikotin beynin ödül merkezine ulaştığı zaman keyif alınıyor, etki azaldı mı keyif kaçıyor. İşte sigarayı bırakmak için en büyük engel bu nokta.

NİKOTİN AÇLIĞI
c) Nikotin açlığı, Annika sabahları uyandığı zaman ilk işi sigara paketine sarılmak. Eğer bir insan haftalar aylar boyu nikotin tüketmişse, yukarıda bahsedilen alışkanlık periyoduna girer. Kanda nikotin oranı düştüğü zaman vücutta hoşa gidilmeyen durumlar hâsıl olur. Robert West bu durumu nikotin açlığı olarak tarif eder. Nikotin açlığı sigara içilerek giderilir. Nikotin açlığı gece yarıları kişiyi uykudan uyandırdığı durumlarda kesinlikle sigara bırakılarak bir uzmandan yardım alınması gerekir.

YOKSUNLUK
d) Yoksunluk belirtileri, kişi sigarayı bıraktığı zaman ilk sigaranın yokluğunu hisseder ve tekrar arar. Sigara yoksunluğu beraberinde sinir, korku, depresyon, fazla yemek iştahı, huzursuzluk, konsantrasyon problemlerini beraberinde getirir. Bunlardan birkaçı özellikle depresyon tekrar şahsın sigaraya başlamasına yol açar. Bu durumlarda ilaç tedavisi gerekir. Sigara isteği 4 hafta kadar, yemek yeme iştahı ise 6 ay kadar devam edebilir.

STRES
e) Sigaranın stresi azalttığına inanmak, sigara içenlerin iddiası sigara içildiği zaman sanki stresler, sıkıntılar gidiyor kişide bir rahatlama oluşuyor. Robert West bunun doğru olmadığını, sigara içilmediğinde beyinde oluşan kötü duygular bir sigara içilerek giderilir ve ‘ohh be rahatladım’ denir. Bununla stres ve sıkıntıları azalttığı zannedilir. Belki o anlık sıkıntı gidebilir ama içilmediğinde aynı sıkıntı tekrar gelir.
Sonuç olarak; alışkanlık, sigaradan keyif almak, nikotin açlığı, yoksunluk belirtileri, sigaranın stresi azalttığına inanmak bunların hepsi sigarayı içenleri etkiler. Sigarayı bırakmak zor görünebilir ama mümkündür. Çoğu insanın sigarayı bırakma konusunda bir yardım gerekliliği söylense de kendi iradesiyle bırakanlar vardır. Anikka da bunlardan birisi.

***

Doğrulama sapması

Elbette konumuza psikologlar gözüyle de bakabiliriz. Ünlü psikanalist Erich From “Özgürlükten Kaçış” adlı yapıtında bireyin düşünsel anatomisi, zafiyetleri, korku, kaygı ve umutlarını temele alırken “Hiçbir canlı, kendi özgürlüğünü, kendi eliyle ortadan kaldırmak için bu kadar savaşım vermemiştir. Kendi doğasını bozmayı başarabilmiş naçizane tür insandır” der.

Nietzche tabiriyle bakarsak, ‘’İnsan, kendi putlarını yaratmış ve özgürlüğünü putların alacakaranlığına adamışlardır.’’ Anlaşıldığı gibi insan her şeye müsait bir varlık.

Einstein’ın şu sözünü çok duymuşuzdur. “Zihniyeti değiştirmek atomu parçalamaktan zor.” Yani, bebeklikte esnek olan zihin okul çağında katılaşmaya başlıyor yeniye karşı direnç oluşuyor.

Bir konuda bir anlayış oluşturduktan sonra artık akıl, bunu korumak için çalışır ve değiştirmek istemez. Kendisine gelen yeni bilgileri o konuda oluşturmuş olduğu görüşe göre kabul veya reddeder. Eğer edindiği bilgi, kişinin sahip olduğu görüşü doğruluyorsa mutlu olur, bilgiyi kabul eder. Aksine gelen yeni bilgi, sahip olduğu görüşle çelişiyorsa mutsuz olur, bilgiyi reddeder. Genellikle bilgi objektif de olsa bilimsel de olsa kişinin zihnindeki bu direnci aşamaz. Bilim insanları zihnimizdeki bu sapmaya doğrulama sapması adını veriyor. (Confirmation Bias – Peter C. Wason)

FMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) deneyi zihinsel etkinliklerimizi ölçmede yarayan beyin görüntüleme tekniğidir. Sigara paketleri üzerindeki uyarıların sigara tiryakilerini hiç etkilememesi de doğrulama sapmasının bir sonucudur. Birkaç yıl önce, ABD’de, yine fMRI kullanılarak yapılan deneylerde, tiryakilerin bu uyarıları okuduklarında, sigaradan değil uzaklaşmalarını daha fazla sigara içmeyi arzuladıklarını kanıtlandı. (Martin Lindstrom)

Doğrulama sapması sadece siyasi konularda ortaya çıkan bir sapma değil. İnsan zihni hayatın her alanında aynı direnci gösteriyor. Örneğin, çevremizde kötü anlamda kullanılan dönek kelimesini çok duyarız. Düşünce zihniyet, kişinin kimliğinin bir parçası oluyor. Sanki bu zihniyeti değiştirmek bir zayıflık belirtisi olacak, adeta o insanda kimliksizlik yaratacak algısı yaygınlaşıyor.

Bu durumda insanlar sadece nasıl bakıyorlarsa öyle görmüyorlar, daha da ileri giderek, gerçekleri çarpıtarak kendi inançlarına uyduruyor. Yani kişinin veya bir topluluğun zihniyetini, mantık yürüterek veya bilimsel kanıtlarla değiştirmeye çalışmak; çoğu kez onların zihinlerinde arzu edilenin tam tersi bir düşünceyi perçinliyor. Çünkü insan beyni her mantıklı açıklamaya kendi zekâsını ve yaratıcılığını kullanarak kendi karşı fikrini oluşturabiliyor.

Bu yazı 11.01.2016 tarihli Birgün.net sitesinde yayınlanmıştır
anlamak.org

Name of author

Name: webmaster

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: