Anlamak Aşmaktır

Bilim İtaatsiz Olana İhtiyaç Duyar

Home » SAHTE POLİS VE ASLI

SAHTE POLİS VE ASLI

Hemen hemen her şeyin sahtesinin olduğu bir ülkede polisin sahtesi olamaz mı? Buna hiç şüphemiz yok mutlaka olur. İnsanlar bir şeyin sahtesini yaparken aslına uydurmak zorundadır. Mal Bora sigarasını eski Bafra paketlerinde satamazsınız. Sahte para aslı gibi görünürken sahte doktor da beyaz önlük giyerek işinin erbabı olduğunu hastasına ispatlar.

Ya sahte polislere ne dersiniz? Türkiye’nin herhangi bir kuş uçmaz kervan geçmez ücra bir köşesinde değil. Yer İstanbul AVCILAR polis kıyafetiyle müzikhol basan beş kişi çalışan bayanı saçlarından sürükleyerek götürdüler. Güvenlik kameralarına takılan görüntüyü bütün izleyiciler gibi ben de televizyon ekranlarında izledim. Polis elbiseliler bir tarafta kimlik kontrolü, bir taraftan garsonlara tekme savururken, çalışan bayanı da saçlarından sürükleyerek dışarda bekleyen polis tepe lambası olan araca zorla bindirdiler ve uzaklaştılar.

Ertesi gün olayın vahim neticesi yine basın da yer aldı. Euro D adı geçen müzikhole canlı yayında bağlandı. M.Ali Birand döner koltuğundan muhabirine sesleniyor; sor bakalım oradakilere, ne biçim insanlar bunlar? Neden biri çıkıp da siz kimsiniz, kimliğinizi gösterin demiyor da hepsi birden olayı seyrediyorlar. Müzikholün sahibi soruyu yanıtlıyor. Mutlaka bizim de koruma ve müdahale yöntemlerimiz var ama işin içinde polis olunca akan sular duruyor.

Olay bununla da kalmadı. Açıklamalar yüksek yerlerden geldi. Bakan Şahin; “Görüntüler kanını dondurdu, bu ülkeden böylesine gaddar ve zalim insanların çıkıyor olması kendilerini son derece üzmüş” İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah, “polis kılığına girip şiddet uygulanmasının ardından, yurttaşlara polise kimlik sormalarını tavsiye etti.” Yanlış okumadık, polis kılığına girenler şiddet uyguluyor da, kılıkları aslen polis olanlar uygulamıyor mu? Bu bakan ve emniyet müdürü görevlerini TC sınırları içerisinde yapıyorlar, hadi gazete, kitap okumuyorlar diyelim arada bir televizyon da izlemezler mi? Ne diyelim, biz makbul siyasetçinin iyi yalan söyleyen olduğunu biliyorduk. Öyle siyasetçiye de böyle bürokrat yakışıyor. Çok özendikleri ama hiç de onlar gibi davranamadıkları muhasır medeniyetçi ülkelerde polis, kimlik sormadan önce kimlik göstermek zorundadır.

Evet, her düşünce kaynağını yaşamdan, geçmişinden birikimlerinden, yaptıklarından yapma haklarından alır.

Bu ülkenin bakanı, valisi, emniyet müdürü de halka uyguladıkları, halka layık gördükleri şiddeti saklamıyor. Ölçülü, orantılı kuvvet diyerek daha şirin gösterme yollarını arıyorlar. Yine bu ülkenin kanunları yerli yersiz polise silah kullanma öldürme yetkisi veriyor. Hiç düşündünüz mü, faili meçhul cinayet nedir. Daha Türkçe soracak olursak, faili meçhul cinayet veya faili meçhul katliam olur mu? Her olayın bir faili vardır. Neden faili meçhul derler?

İnsanlara yardım edebilmeniz için önce onları yardım edilebilir duruma getirmeniz sonrada kendinizi gerçekten yardım eder kılığına sokmanız gerekir. Eğer müzikholde halk polise kimlik soramıyorsa bu suçu halk da değil, polis teşkilatı olarak ülkede bıraktığınız izlerde aramalısınız. Mevlana misali testide ne varsa dışına o sızıyor. Yaşamı insani değerlere göre düzenlemeyenler, amaçları için her yerde her zaman şiddeti seçenler, halkın demokratik hak taleplerine jopla, panzerle, gazla karşılık verenler, düşüncesini söyleyenleri cezaevlerine gönderenlerin hiç bir açıklaması samimi olamaz.

Cinayet şebekelerine devletin güvenlik kuvvetleri, resmi belge verebiliyor onlara sahip çıkıyorsa, o ülkenin halkı kime güveneceğini kime kimlik soracağını bilemez. Yani polisin aslı da sahtesini aratmıyor, sahtesi de aslından esinleniyor.

Bu yazı 07.12.2008 tarihli Açıkgazete sitesinde yayınlanmıştır

anlamak.org

Name of author

Name: webmaster

%d blogcu bunu beğendi: