Anlamak Aşmaktır

Bilim İtaatsiz Olana İhtiyaç Duyar

Home » Alplerine kar yağdı İsviçre’nin

Alplerine kar yağdı İsviçre’nin

Ne zaman kar taneleri şehrin üzerine düşmeye başlasa kışın geldiği, kış gelince de kayak ve Alp dağları aklıma gelir. Evet İsviçreli’ler için karın tadı bir başkadır dağlarında. Her ne kadar şehirde kar etkinliği yaşanmasa da, şehre karın düşmesi dağların kayak için uygun olduğunun çağrışımıdır.

Ben Datça’nın kış ve baharını hiç yaşamadım. Mutlaka bahar geliyordur ama kışa ne dersiniz. Kar yağdığı oluyor mu? İsterseniz bu yazıda sanal da olsa kışı yaşayalım. Zürih’den kalkıp Alplerin zirvesine kadar tırmanalım, kayak zevkini çıkararak aşağıya doğru yol alalım. Yoruluncada, o dağda kara gömülmüş bizim Avanos’un yeraltı mağaraları andıran barlarına girip, çorba tasları ile içki içelim.

Beklenen kar geldi ve herkesi bir telaş aldı, ama bu telaş benim çocukluk yıllarımda Türkiye’de yaşadığım telaşlardan farklı, tatlı bir telaş. Araba garajları tam mesai çalışıyor kışlık teker değiştirenlerle dolu. Kayak firmaları bir kayak kontrolü için en az bir hafta gün veriyor. Kışlık giysi satan mağazalarda oldukça hareketlilik gözlemleniyor. Belediyeler zaten birbirleriyle yarışıyor, modern kar temizleme araçları ile. Hemen geceden başlamışlar, sabah ne olur şöyle kara basa basa arabama kadar gitmeme müsade edin. Hani İsviçre kurallar ülkesi ya anlatamazsınız. Belediye’nin ulaşamadığı yerlerede mahalle sakinleri o küçük elle sürülen kar temizleme makinaları ile hem sokaklarda laflanıyorlar hemde birbirleriyle yarışırcasına temizlik yapıyorlar. Herkes kapısının önünü temizlerse, bütün mahalle temiz olurmuş misali.

İsviçre denilince akla mutlaka çok şey gelir ama siz bir doğa aşığı iseniz mutlaka yerine gelmişiniz. Dağlar ve göller ilk akla gelenlerdir. Nerede oturuyor olsanız hiç farketmez, kayak mı yapmak istiyorsunuz sadece bir saat yolculuk yeter. Zirveye çıkmış start almak için hazırsınız. Denizi yok, gölleri var ama siz öyle küçücük Isviçre deyip geçmeyin, bizi geçen Avrupa şampiyonası elemelerinde dışarı ittirmekle kalmayıp yelkende de Olimpiat şampiyonu oldular.

Çocukluğumda en büyük zevklerimden biriydi huzurlu bir evde sıcak bir sobanın yanında minderime kurulmuş, camdan kar yağışını izlemek. Halbuki hiç düşünmezdim ki, kar yağınca soğuk olur, dışarıda kalanlar, evi olmayanlar üşür. İnsanlar yollarda mahsur kalır, köy yolları ulaşıma kapanır, elektrikler kesilir, sular buz tutar, tekneler batar, çocuklar okullara gidemez, kısacası Türkiye felç olur.

Kar taneleri insanları o kadar etkilemiş, yaşama şiirlere kadar girmiş. En iyi romanlar, en iyi şiir ve besteler bile kötü hava şartlarında yazıldığını söyleyenlerimiz var. Orhan Pamuk Kar romanını yazarken, Kayahan kar taneleri şarkısını söylerken;
Yollar benim umudumdur, Yolları kapatmayın, Yağmayın yollarıma, Durun kar taneleri diyorlar.

Bu kış da böyle duygularla kar taneleri düşmeye başlayınca bir yanım sevindi bir yanım üzüldü. Bazıları için tatil, bazıları için ızdırap, bazıları içinde hüzün anlamına gelen kar bende çok anılar bıraktı. İlkokul da okul yolum hep kapalı olurdu. Benden önce biri gittiyse hep ayak izlerini takip eder onlara basarak giderdim. Yollar benim umudumdur yollarımız kapanmasın isterdim.

Bu yazı 2012 tarihli Oteki.com siteetesinde yayınlanmıştır
anlamak.org

Name of author

Name: webmaster

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: