Anlamak Aşmaktır

Bilim İtaatsiz Olana İhtiyaç Duyar

Home » 2006’dan beklentiler

2006’dan beklentiler

Yeni yılın ilk yazısında “şimdi bana kaybolan yıllarımı verin“ demeyeceğim. Çok iyi biliyorum kimse onu bana geri vermeyecek. Adedtendir sanırım, insanlar yıl sonunda kendileri ile şöyle bir hesaplaşıyor, gelecek yılın hayallerini kuruyor. En azından piyango bileti aldıysa bana çıksın istiyor. Bende modaya uyarak İsviçre’den 2006 nasıl görünüyor, beklentiler neler onu yazacağım. Aslında bu yazıyı yazmak için de kafamda yeterli malzeme oluştu. İsviçre ve Türkiye TV’larında yeni yıl programlarını izlemek, sanatçıların yeni yıl arzu ve dileklerini dinlemek bu iş için yetip de arttı bile.

Türk TV’larında sanki bir sanatçı yağmuru vardı. Hepsinede şarkıları bitiminde aynı sorular soruldu. Yeni yıldan beklentileriniz nedir? Maşallah sanki hepside ağız birliği yapmışcasına (birkaçı hariç) Allahım’dan sağlık sıhhat, bol kazanç, mutluluk, yeni aşk vs. istediler. Arada bir reklamlar gündeme geldi; “Türkiye’nin en fazla satan dergisi Tempo’nun bu sayısında medyumlar, mehdiler, falcılar 2006 yılının nasıl olacağını söylüyorlar “. Bir dergi bile satışının artışını medyumlara bağlıyor.

Ben iyi bir izleyici olarak şarkıcıları TV ekranlarında görünce sanatcı olarak algıladım. Tabii onlar sanatçı olunca izleyicilerin sanatçıdan beklentileri daha değişik oluyor. Kendimi sanki Cuma namazında hissetdim. Ülkede yeterince molla var. Hem sağlıklı olmak için, sağlıklı beslenmek, sağlıklı yaşamak gerekiyor. Aynen bol kazanç içinde sömürülmeden çalışmak gerekiyor. Hani öyle ol deyiverince olmuyor, seni istedi diye kimse de öyle hesabına bir kaç kuruş havale etmiyor. Birde insan hep kendine istemez ki, Dünya’da aç insanlar var, savaşlar var, sokakta yatan çocuklar, kirletilen doğa, talan edilen kaynaklar, hortumlanan vergiler var, var da var…. Sevgili sanatçılarımız birazda bunlar için dua etseydiniz, olurmu öyle hep bana hep bana.

Neyse ben fazla dağılmadan konuma döneyim. İsviçre’liler gerçekten 2006 yılının çok iyi geçeceğini söylüyorlar ve bunu fala bakmak medzumlara sormak yerine ekonomik verilerle dile getiriyorlar.

Christmas ve yeni yıl arasında özellikle Aralık ayının beklenenin çok üstünde canlı geçtiğinden yola çıkıyorlar. En büyük bankası UBS (Union de Banques Suisse) yıl sonu itibarı ile ; ekonomideki büyüme hızı Eylül ayında 1,3 iken aralık sonu 1,9 a ulaştığını bildiriyor. 2006 yılında ekonomik büyüme hızının artacağı bildirilirken, halen 4,3 olan işsizlik oranının da 3,5 düşeceği tahmin ediliyor.

İsviçreli’ler genelinde tutucu ve çok çabuk panik yapan bir halk. En ufak bir krizde çok hızlı şekilde tasarrufa geçerler. İsviçre halkının yıl sonu itibarıyla ve oldukça cesurca harcama yapmaları, ekonomiye ve ülkenin sağlıklı gidişine güven olarak nitelendiriliyor. Ayrıca araba satışlarındaki artış ve ülkeye gelen turist sayısı, konaklama süresi geçen yıllara oranla daha artış kaydettiği bildiriliyor.

UBS Bankası bu verilere dayanarak ekonomideki büyüme hızının 2006 yılında en az 2.0 olacağını dolayısıyla ülke genelinde işlerin açılacağı ve bütün kurumların olumlu etkileneceğini bildiriyor.

Çiçeği burnunda yeni Cumhurbaşkanı Moritz Leuenberger; yeni görevi ve yeni yıl dolayısıyla halka hitaben yapmış olduğu TV konuşmasında herşeyin hakkından kolayca gelebilen güçlü bir İsviçre’den dem vurdu. Bütün kantonlara birlik, beraberlik çağrısı yaptı. Devletin yapmiş olduğu aşırı sosyal kısıtlamaları da eleştiren Leuenberger; “Yaşlılık sigortasında düzeltmelerin yapılması, sosyal garantinin sağlanması ve yeni gelen nesle iş garantisi konularının acilen ele alınmasını istedi “

Yılbaşı İsviçre’de arzu edildiği gibi karlı bir havada geçti. Yolların, karlı ve buzlu olmasından dolayı 20 kadar kaza oldu ama ölen ve yaralanan olmadı. Uçakların iniş ve kalkışların da gecikmeler oldu. 54 milyon insan yeni yıl kutlaması için cep telefonu ile mesaj yollamış. 15 milyon paket hediye gönderilmiş.

Diyalektiğin temeli sürekli değişim olunca her bitişde bir başlangıça dönüşüyor. Bütün Dünya 2006 ile yeni bir yıla girdi. Yeni yılda eski bütün problemler, en alttakiler en üstekiler, farklılıklar aynen yerlerini aldılar. Herkesin mutlaka beklentileri olacak ama gerçekleşecekler beklentiler gibi olmayacak. Akıl ve ilmin üstünlüğüne inananlar üretecekler, değişecekler, değiştirecekler. Sonsuza kadar hiçbir kelimesi değişmeyen, değiştirilemeyen eserlerin öğrencileri de direnecekler, değişimi görmemek için direnecekler.

Bu yazı 2007 tarihli Avrupa-Merhaba dergisinde yayınlanmıştır
anlamak.org

Name of author

Name: webmaster

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: