Anlamak Aşmaktır

Bilim İtaatsiz Olana İhtiyaç Duyar

Home » Otomobillere ihtiyaç var mı?

Otomobillere ihtiyaç var mı?


Otomobil ilk icat edildiğinde insanlara heyecan veren, ulaşım için büyük bir buluş olmuş ve halen vazgeçilmeyen bir teknoloji. Ama ne yazık ki bu büyük buluş birçok problemleri beraberinde getirmiştir. Egzoz gazları hava kirletme konusunda başrolü oynuyor. Çünkü içerisinde karbon monoksit, karbondioksit, kükürt, kursun ve daha birçok zehirli maddeler içeriyor. Havada biriken bu maddeler solunum yoluyla canlının vücuduna girerek sağlığı kötü yönde etkiliyor.

Otomobil yapımında kullanılan hammaddelerin işlenmesi yüksek dozda fosil enerji gerektiriyor. Bunların yanma sonu ürünleri sera etkisi, ozon tabakasının incelmesi, asit yağmurları ve küresel kirlilik olarak geri dönüyor. Arabalar için gerekli yollar ve otoparklar hem doğayı tahrip ederken insanların yaşam alanına saldırıyor otomobiller sokağa egemen oluyorlar. Trafik kazaları, ölüm ve yaralanma oranları, günden güne artan trafik canavarı başta olmak üzere yakıt kirliliği, gürültü, görüntü kirliliği, daha nice kirlilikler üretiyor.

 

Elbette bütün bu olumsuz etkiler karşısında otomobili toptan ret etmek yerine ulaşım olanakları içinde, tek seçenek olarak önümüze otomobilin konmasını sorgulayalım.

İlk akla gelen ve herkes için geçerli olan bir soru. Benim gerçekten bir arabaya ihtiyacım var mı, yoksa tren, otobüs, tramvay, metrobüs bisiklet veya diğer elektrikli yararlı alternatifler kullanabilir miyim? Bir insanın gerçekten arabaya ihtiyacı varsa, bunun için de belli rahatlatıcı kurallar var. Yakıt tasarrufu yaparak hem çevre dostu olup hem de cüzdanını korumuş olur. Daha da akıllıcası arabayı evde bırakarak, yaya veya bisikletle gitmek hem çevreye hem de kendi sağlığına yararları olur. Hava kirliliğin daha yüksek boyutlara ulaşmasını önlemek için, herkes kendi çapında uygulayabileceği davranışlarla katkıda bulunabilir.

Otomobil Endüstrisi ve İsviçre

Araba üretimi ve satışları bakımından örnek gösteremeyiz. Nüfus oranına göre Avrupa’nın en fazla oranda araba bulunduran ülkesi. Ne üretmeye ne de satmaya doymayan bu ülkede her bütçeye uygun otomobil mevcut. İsterseniz parayı bastırır, gücünüzü, ihtişamınızı aldığınız arabayla gösterebilirsiniz. Bu konuda iddialı olmaları Dünya’nın en büyük altı Otomobil fuarından biri olan ’Genf Automobil-Salon’’ Cenevre Otomobil Fuarını 1905 yılından beri yapılmaktadır. Bu yıl 9-19 Mart 2017 tarihleri arasında 87. yapılan fuarı 700.000 binden fazla insan ziyaret etti. En son model arabalar alıcıları ile buluştu. 8,3 milyon nüfusu olan İsviçre’de 6 milyon araba trafikte dolaşıyor.

Neredeyse insan başı bir arabanın düştüğü İsviçre’de devlet istatistiklerinde 2015 yılı sonunda 5,9 milyon arabanın trafikte olduğu kayıtlara geçmiş. Bu oran 1990 yılı ile karşılaştırıldığında 25 yıl içerisindeki artış 55,8 oranla iki misline çıktığı tespit edilmiştir. Evet, araba sayısındaki artış beraberinde kirlilik getirmesi gerekirken nasıl olup da bir ülke temiz kalabilmiş. İsviçre araba satışlarındaki artışın büyük bir kısmı gelir düzeyine bağlanırken sadece Avrupa demeyeceğim belki de Dünyada toplu taşımacılığın en yaygın ve en düzenli olan ülkelerin başında gelir. En büyük şehri Zürih sabah 06-09 akşam 16.00-19.00 gibi iş başlama ve bitiş saatleri arası duraklarda 6 dakikadan fazla beklemezsiniz. Tramvay, Otobüs ve Trenler 3-6 dakika arası duraklardan geçer. Ayrıca devletin toplu taşımacılığa yönlendirici önlemleri vardır. Günlük, haftalık, aylık ve yıllık kartların yanında emekliler için ucuz uygulamalar, yarım indirimli kartlar vardır. Sabah saat 09.00 sonrası başlayan daha ucuz kartlar, aile kartları, fotoğrafsız aile içi aktarmalı kartlar gibi sınırsız olanaklar sunulur. Tabii bu kadar fırsatı İsviçreliler nasıl kullanıyor ona bakalım.

Çevre Dostu Ulaşım nasıl oluyor

Bir toplum çevre konusunda birikimli ve duyarlı olunca mutlaka uygulama alanlarında değişik oluyor. Doğaya gönül verenlerin belli bir oranı var ki İsviçre ve Almanya’da Yeşiller Partisi belli bir oy potansiyeline sahipler. Bu partilerin sürekli çevre konusunda etkinlikleri vardır.

  • İnsanların yeterince özel arabaları olsa da İsviçre’de Otobüs, Tren, Tramvay kullanmak çok yaygın. Hem ekonomik hem hızlı, stresten uzak, okuma fırsatı sunarken hem de çevre dostu. Bu bilinç de olan çoğunluk toplu taşımacılığı kullanıyor. Zaten şehir merkezlerine hem giriş hem de ciddi park sorunu vardır. Devlet bu konuda caydırıcı önlemler alıyor park yeri açmak yerine olan Araba parklarını kaldırıyor. Avrupa genelinde büyük şehir merkezlerinde her geçen gün ‘’fussgängerzone-autofreie Zone’’ araba giremez-yaya mahsus bölgeler yaygınlaşıyor.
  • Avrupa genelinde bütün büyük şehirlerde, bisiklet yolları, bisiklet park alanları ve bisikletle işi gitmek çok yaygındır. Kısa mesafelere yürüyerek veya bisikletle daha sağlıklı daha hızlı ulaşılır. Amsterdam’da dev bisiklet park alanları gördüğümde çok şaşırmış, Hollandalıların yoğun bisiklet kullanımlarına hayran kalmıştım.

  • İsviçre’de her meslekten insanların, Belediye başkanları, Milletvekillerinin bisiklet kullandığını sıklıkla görürsünüz. Kendi mahallemden biliyorum Belediye başkanı ile çoğu zaman karşılaşır tanısın tanımasın herkese selam vererek bisikletle işe gider. Çünkü bisikletler fosil yakıt harcamıyorlar, atık gazlar oluşturmuyor ve diğer taşıtlara göre daha az yer kaplıyorlar. Bu nedenlerden dolayı bisiklet kullanımı çevrenin korunmasında büyük katkıda bulunuyor.
  • İsviçre siyasileri içinde çevre konusu siyasi bir söylemde kalmıyor ciddi adımlar atılıyor. Canlı ve yeni bir örnek, Paris klima konferansı sonrası dünyanın geleceği çok ciddiye alınmalı diyen Yeşiller Partisi Zürih Meclis üyesi Balthasar Glättli 8 Mart.2017 tarihli TV programında 2025 yılından itibaren sadece elektro arabalara yer verilmesi ve benzinli, mazotlu bütün arabaların yasaklanmasını istedi. Bunu isterken de aynı konu şu anda Norveç, Hollanda ve Hindistan hükümetlerinin gündeminde olduğunu söyledi. http://www.20min.ch/schweiz/news/story/Glaettli-will-Benzin–und-Dieselautos-verbieten-29553218

Bisiklet ile işe giden: Zürih Meclis üyesi Balthasar Glättli

  • Trafikte olan araba sayısını azaltmak için İsviçre devletinin teşvik uygulaması vardır. Kullanmadığınız arabanın veya 3 aylık tatile gideceksiniz araba ihtiyacınız yok. Yıl içinde Plaka iade edip tekrar alabilirsiniz. Bu durumda ödemiş olduğunuz vergi geri iade edilir.
  • Araba kullanma teknikleri de yakıt tasarrufunda büyük rol oynar. Bu konuda sürücüler devamlı bilgilendirilir. Yaz, kış fark etmez arabalar çalışır çalışmaz hareket edilmeli ısınmasını beklemek tamamıyla yanlış bir uygulamadır. Düşük hızla ve tempolu gidilmeli, tekerlek basınçları sık sık kontrol edilmelidir. Kırmızı ışıklarda erken reaksiyon göstererek ayak gazdan çekilmeli, uzun bekleme ve kolonlarda motor kapatılmalı. Araba her zaman bagaj ve gereksiz kilo yapan yüklerden arındırılmalı ihtiyaç olmayan elektrikli aletler kapalı tutulmalı. İçinde bir kişi olan otomobilleri kullanmak yerine toplu taşımaya yönlenmelidir. Dengeli araba kullanarak, zamanında vites değiştirilmeli otoyollarda hiç bir zaman son hız kullanılmayarak hem yakıt tasarruf edilmeli hem de egzoz gazından kaynaklanan hava kirliliği önlenmeli. Görüldüğü gibi basit gibi görünen ama çevre ve yakıt tasarrufu için hayati önemler taşıyan bu konularda İsviçre’de insanlar ayrı bir kurs almaktadırlar.

anlamak.org

Bu yazı 28.04.2017 tarihli Birgun.net gazetesinde yayınlanmıştır

Name of author

Name: webmaster

%d blogcu bunu beğendi: