Anlamak Aşmaktır

Bilim İtaatsiz Olana İhtiyaç Duyar

Home » Davos’ta yiyiciler ne konuştu?

Davos’ta yiyiciler ne konuştu?

Her yıl olduğu gibi bu yılda dünya ahtapotları fikir alışverişi adı altında 37. kez yine Davos’ta buluştular. Adına Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum – WEF) deniliyor.

Yiyiciler diyorum kimse kusura bakmasın. Yemeden, yutmadan, çarpmadan, sömürmeden, hortumlamadan oraya katılamıyorsunuz. Beni davet etmediler. Sanırım sizi de davet etmediler. Davet etmezlerdi biz o hale gelemedik, yani yiyemedik. Bizim oraya katılabilmemiz için ya WEF üyesi olmamız ya bir ülke başbakanı veya ekonomiden sorumlu bakanı, yada hazine ve merkez bankası yöneticisi olmamız gerekir. Ne var onda demeyin kur bir firma, WEF üyesi ol ve Davos’a katıl. Yine olmadı WEF üyesi olmanız için yıllık 1 milyar dolar cironuz olması gerekir. Ama ben bankacıyım diyeceksiniz, 1 milyar dolar sermayeniz olması gerekiyor.

Neden Datça, Marmaris değil de delinin bellediği gibi hep Davos. Öncelikle Dünya’ya egemen olan insanların iyi korunması lazım. İsviçre hiç bir ülkeyle sorunu olmayan, yüzyıl savaşa girmemiş düşmanı olmayan emin bir ülke. Hele Davos’u sorarsanız görmenizi isterim uçan kuşun bile boynunda asılı kimliği var. Havadan helikopterlerle denetlendi karadan sadece bir çıkış yolu var. 5 bin polis beylerimizi korudu. Her yıl olduğu gibi yine büyük protestolar oldu, 6 tane pahalı araba yakıldı.

Neticeden Davos halkı, otel sahipleri, kiliseler memnun kaldı. Davos Zirvesi’nde 2.500’den fazla işadamı ve politikacı , 27 devlet başkanı, 113 bakan ve dünyanın en büyük 1.370 şirketi buluştu. Kısa zamanda böyle zengin turiste can kurban iyi döviz bıraktılar. Türkiye’li zenginler kendi fakirine kuruş koklatmazken Dünya’lı zenginlere ziyafet çektiler.

Gelelim meselenin özüne, kapalı kapıların ardından ne konuştular. Her zaman olduğu gibi dışarıya karşı fakir ülkelere nasıl yardım edelim dediler. İçerde bunun anlamı, bu fakirleri nasıl iliklerine kadar sömürür, kazancımızı ikiye katlarız. Bill Gate kapitalizmin adaletli olması gerektiği saçmalığını vurguladı. Küresel ısınmadan dem vurdular, gel kyoto analaşmasını imzala denilince kıvırttılar. Yine bir Davos sonrası değilmiydi, ABD Irak’a saldırdı, IMF emirleri hemen ülkemizde uygulamaya konuldu. Bekleyip göreceğiz. Kimbilir bu seferde İran, Suriye saldırısı, yada güçlü YTL’ye karşı bir darbe vs.

Davos’ta yer almanın bedeli kişi başına 20.000 İsviçre frankı olurken, ülkemizde büyük bir kafile ile bakanlar düzeyinde temsil edildi. Halkın sırtından alınan vergiler Davos’ta afiyetle yendi. Kapkaç, hırsızlık, mafya, soygun, hortum almış başını gidiyor. Büyük şehirlerde asayiş olayları yüzde 38 artmış. Suçlu yakalama oranı ise her geçen gün düşmüş. Çözüm polis sayısını artırmak. Her eve bir polis dikseniz ne olur, insanlar aç.

Gençlerin yüzde 20 si işsiz 30 milyon insan günde 2 dolarla geçinmek zorunda. Çocuklar sokaklarda yatıyor, yuvalara içme suyu veremiyorsunuz. Ağrı, Aşkale, Şemdilli Ardahan’ı yazmıyorum onları Allaha havele ettik. Böyle bir ülkenin, zenginleri, politikacıları Davos’a geliyor milyarlar harcıyor. İşte böyle bir Davos sonrası düşünüyorum. Çok az bir mutlu azınlık Davos’ta toplanıyor, bizim hakkımızda kararlar alıyorlar ama bize hiç sormuyorlar.

Bu yazı 25.01.2008 tarihli Açıkgazete sitesinde yayınlanmıştır

anlamak.org

 

Name of author

Name: webmaster

%d blogcu bunu beğendi: